Last Updated on 2 Ağustos 2025 by admin
Bir varmış, bir yokmuş… Şirin bir köyde Elif adında bir kız yaşarmış. Elif çok meraklı ama bir o kadar da sabırsız bir çocukmuş.
Öğrenmek yerine oyun oynamayı tercih eder, “Büyüyünce her şeyi öğrenirim,” dermiş.
Bir gün köyün okuluna yeni bir öğretmen gelmiş. Bu öğretmen çok bilgili ve çocukları eğitmekte usta bir öğretmenmiş. İlk dersinde Elif’e dönüp sormuş:
— Elif, büyüyünce ne olmak istiyorsun?
Elif heyecanla cevap vermiş:
— Büyük bir ressam olmak istiyorum!
Öğretmen, gülümseyerek Elif’in cevabını beğenmiş ama bir ders vermek istemiş. Onu yanına çağırıp bir çam ağacının yanına götürmüş.
— Bu çam ağacını görüyor musun? Küçükken eğip büyümesini istediğin yöne doğru şekil verebilirsin. Ama şimdi bu ağacı bükmeye çalışsak, dalları kırılır. İnsan da böyledir. Küçükken öğrenmek kolaydır, büyüdükçe zorlaşır.
Elif, öğretmeninin söylediklerini düşünmüş. O günden sonra resim yapmayı ciddiye almaya karar vermiş. Sabah erken kalkıp resim çalışmış, öğretmeninden yardım almış. Birkaç yıl içinde köydeki herkes onun resimlerini konuşur olmuş.

Elif büyüyüp bir ressam olduğunda, öğretmeninin sözlerini asla unutmamış:
— Ağaç yaşken eğilir, öğrenmek de alışkanlık kazanmak da küçük yaşta başlar.
Elif, çocuklara her zaman bu dersi anlatmış ve onlara erken yaşta emek vermenin önemini göstermiş.

